Yazı Detayı
05 Temmuz 2020 - Pazar 14:02
 
TEK GAZİLİK - ŞEHİTLİK KANUNU
Gazi Servet Acun
 
 

İstiklal Savaşı Gazileri

            Kurtuluş Savaşı`nda yararlılık gösterenlere 4 Nisan 1921 tarihinde çıkarılan 66 sayılı kanuna göre TBMM tarafından istiklal madalyası verilmesi kararlaştırılmıştır. Kanunda Kurtuluş savaşı döneminde savaşa katkı sağlayanlara herhangi bir maluliyet şartı aranmadan istiklal madalyası verilmesi öngörülüyordu. Böylelikle büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde küllerinden doğan Türkiye Cumhuriyetinin ilk gazileri ve şehitleri bu kanunla onurlandırılmış oluyordu.

            İstiklal Savaşının en uzun yaşayan Gazisi unvanını taşıyan merhum Yakup Satar, 2003 yılında bir gazetede yayınlanan röportajında şu satırları ifade etmişti:

 “İstiklal savaşı gazimiz perişan; yoksulluk içinde ömrünü sürdürüyor!’ diye yazıyorlar. Sakın böyle yazmayın! Yoksulluk her zaman mutsuzluk, zenginlik ise mutluluk getirmez. Niye sefalet çekelim ki! İnsan olan daha ne ister bu fani dünyada? Bak işte görüyorsun elmalar dalından, petekler balından geçilmiyor. Üstelik bu nimetler istiklali olan bir topraktan çıkıyor. Lezzeti de oradan geliyor. Biz sadece meyveler daha tatlı olsun diye savaştık. Ne makamda gözümüz oldu ne de mevkide...”

            Büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyetin temellerini bu ruha sahip Gazilerle birlikte attı. Şehit çocuklarını okutup onları devlette üst makamlara getirdi. Gazilere öncelikli iş imkanı sağlayıp her fırsatta onları onurlandırırdı. Gaziler için lojmanlar, sağlık ocağı, okul gibi tesisleri kendi şahsi bütçesiyle yaptırırdı. Bugün “Gazi Mahallesi” ve “Er Gazi Mahallesinin” adları onlardan yani vatan uğruna bedenini ortaya koymuş Gazilerden gelmektedir.

            Hatta bugün Gazi ve Şehit Ailelerine bir lütufmuş gibi, törenler düzenlenerek verilen Madalya Maaşı, Ücretsiz Seyahat Hakkı, Tütün İkramiyesi, Ücretsiz Sağlık Hizmetleri, İş Hakkı, Demiryollarında Seyahat Hakkı gibi haklar da ta o dönem verilmeye başlanmıştı.

            Yakup SATAR’ın dediği gibi bu ülke için canını ortaya koymuş hiçbir neferin gözü parada pulda makamda mevkide değildir. Hiç biri bu unvanlar için canını ortaya koymamış şehadete yürümemiştir.

            Ancak sorumluluk makamında bulunanlar vatanı için canını ortaya koymuş bu kahramanların kendilerine yaraşır bir hayat sürmeleri için gerekli koşulları hazırlamak ve gazisine, şehidinin emanetlerine sahip çıkması gerekmektedir. Bu doğrultuda anayasamızda birçok kanun maddesiyle gazilerimizin ve şehitlerimizin emanetleri güvenceye alınmış devlete bu kapsamda sorumluluk yüklemiştir.

Terör ve Muharip Gaziler ile 15 Temmuz Gazileri

            İstiklal savaşının devamında; Kore harbi esnasında ise 721 şehit, 175 kayıp, 2147 yaralı ve 234 esir verilmiştir. Devamında Kıbrıs barış harekatında 498 askerimiz şehit, 1.200 Mehmetçik de yaralanmıştır. Bu harekata katılan toplamda 45 bin askerimizin hepsi herhangi bir maluliyet şartı aranmadan Muharip Gazi sayılarak onurlandırılarak çeşitli haklardan yararlandırılmıştır.

            Malul sayılmayanların gazi sayıldığı dönem istiklal savaşı ile başlayıp Kore ve Kıbrıs harbi devam etmiş sonrasında da 15 Temmuz gazileri ile sona ermiştir. Her dönemin hükümeti Devletin bekası için mücadele ederek bu savaşlarda üstün gayret gösterenlere sorumluluk bilinci içerisinde çeşitli haklar vererek onurlandırma yoluna gidilmiştir. Nitekim son olarak 15 Temmuz Gazilerine de o gece sokağa dökülmüş milyonların temsilcileri olarak maluliyet şartı aranmadan o gece yaralanarak hastaneye kaldırılmış olması yeterli bulunarak çeşitli haklar verilmiştir.

            Terörle mücadelede ise ülkemizin 1984-2020 yılları arasında başta PKK terör örgütü olmak üzere 10 binin üzerinde şehit 40 binin üzerinde yaralı verilmiştir. Yaralananlara maluliyet şartı getirilerek 1053 sayılı nizamname ile yaralanma derecesine göre aylık bağlanma ve çeşitli haklardan yararlanma imkanı verilmiş yaralanması söz konusu derecelerde belirtilen hastalıklardan olmazsa yeteri kadar durumu ağır değilse ve kalıcı değilse maaş ve sosyal imkanlardan yararlanamamaktadır. Malul sayılanlara gazi değil vazife malulü olarak unvan verilmiştir.

Gazilere ve Şehit Yakınlarına Yapılan Ayrımlar

             Dünyada şehitlerini ve gazilerini sosyal haklar bağlamında ayıran ve farklı isimlerle adlandıran bu isimlerle ayrı kanunlar düzenleyip unvanlar veren tek ülkeyiz. Bu durum gazilerimizin arasında ayrıma yol açıp farklı siyasi düşüncelerde senin gazin benim gazim ayrımlarına sebebiyet vermektedir.

             Bilinenin aksine Türkiye Cumhuriyetinin maaş almayan ve bayram ikramiyesi alamayan tek gazileri 15 Temmuz Gazileridir. 2738 15 temmuz gazisinden sadece 178’ine malul sayıldıkları için engelli maaşı bağlanmış vazife malulü sayılmamışlardır. Kendilerine sadece istihdam hakkı verilmiş, ücretsiz seyahat hakkı, faizsiz konut kredisi, tütün ikramiyesi vb. çeşitli haklar verilmiştir.

             Muharip gazilere de dönemin hükümetince istihdam hakkı verilmemiş, faizsiz konut kredisi hakkından yararlandırılmamışlardır. Muharip gazilere Şeref aylığı bağlanmış ancak burada da sigortalı olup olmamaya göre ayrıma gidilerek çok cüzi bir aylığa mahkum edilmişlerdir.

             Terör gazilerinde ise er rütbeli ayrımı yapılarak bu ayrıma göre de çeşitli haklar vererek gaziler arasında daha derin sorunların yaşanmasına sebebiyet verilmiştir.

Çözüm Önerisi;

              Şüphesiz tarihsel süreç içerisinde sosyal haklar bağlamında yaşanan karışıklığın sorumluluğunu tek bir hükümetin sırtına yüklemek doğru olmayacaktır. Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında gazilik ve şehitlik kavramları yeniden belirlenerek bu doğrultuda bir reforma ihtiyaç vardır. Yamalı bohça gibi kanunları geriye dönük ekleme ve çıkarmalarla değil topyekün dünyada örnekleri incelenerek ülkemize uyarlanacak gazilik- şehitlik kanunu ile ülkesi için kan dökmüş üstün yararlılık göstermiş herkese aynı haklar verilmelidir.

              İstiklal gazisi, Kıbrıs gazisi, Kore Gazisi, Terör Gazisi, 15 Temmuz Gazisi, Afrin Harekatı Gazisi, Suriye Gazisi gibi tamlamalarıyla değil “GAZİ” ve “ŞEHİT” unvanlarının ön planına koyularak gazilerin siyasallaştırılmasının önüne geçirilmesi gerekmektedir.

              Bugün unvanlarını belirttiğim tüm gazilerin ayrı ayrı sorunları vardır. Hepsinin ayrı talepleri bulunmaktadır. Hükümetin birinin talebini yerine getirmesi diğerini incitecektir. Aralarında eşitlik hukukunun gözetilerek hepsinin aynı haklardan yararlandırılması gerekmektedir.  Bunun da yolu reform yapılarak tek gazilik ve şehitlik kanununun ortaya konulması hatta dünyada olduğu gibi Şehit Yakınları ve Gaziler Bakanlığının kurularak bu konuda uygulama birliğinin sağlanması ayrı bir bütçesinin olması çözümü beraberinde getirecektir.


 

 
Etiketler: TEK, GAZİLİK, -, ŞEHİTLİK, KANUNU, ,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Anketler
Gaziler Kaç Gün Prim Gününde Emekli Olmalıydı?
Anketler
Gazilerin 2. Emekliliğini Nasıl Yorumlarsınız?
Anketler
Sitemizin Çalışmalarını Nasıl Buldunuz?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Alanyaspor
23
0
0
2
7
9
2
Galatasaray
20
0
2
2
6
10
3
Fenerbahçe
20
0
2
2
6
10
4
Beşiktaş
16
0
3
1
5
9
5
Gaziantep FK
15
0
1
6
3
10
6
Kasımpaşa
15
0
3
3
4
10
7
Fatih Karagümrük
14
0
2
5
3
10
8
Göztepe
14
0
1
5
3
9
9
Başakşehir FK
14
0
4
2
4
10
10
Trabzonspor
12
0
4
3
3
10
11
Hatayspor
12
0
1
3
3
7
12
Yeni Malatyaspor
12
0
3
3
3
9
13
Çaykur Rizespor
12
0
3
3
3
9
14
Konyaspor
12
0
3
3
3
9
15
Antalyaspor
10
0
4
4
2
10
16
Sivasspor
9
0
4
3
2
9
17
BB Erzurumspor
9
0
4
3
2
9
18
Kayserispor
8
0
5
2
2
9
19
Denizlispor
6
0
5
3
1
9
20
Gençlerbirliği
5
0
6
2
1
9
21
MKE Ankaragücü
2
0
6
2
0
8
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı